Berlin Humboldt Üniversitesi

Erasmus Üniversiteleri Berlin Humboldt

Almanya’nın Berlin şehrinde bulunan ve orjinal ismi ise Humboldt-Universität zu Berlin olan Berlin Humboldt Üniversitesi (Humboldt University Berlin) ODTÜ ile Erasmus değişim programı olan ve kuruluşu 1810’lu yıllara dayanan Almanyanın en köklü üniversitelerdendir. Erasmus için gidecek öğrenciler üniversitenin eğitim dilinin Almanca olduğunu bilmelidir. Az sayıda İngilizce lisans dersi bulunmakta ve İngilizce dersler genelde master düzeyinde olmaktadır.

Akademik Takvimi:Ekim- Subat Nisan- Agustos dönemlerinden oluşmaktadır. İngilizce ders gereğinden fazla derecede açılıyor. Bunların hepsi Humboldt’un sitesinde Course Catalogue kısmında bulunuyor

Oryantasyon programı ve içeriği: Berlin Humboldt Üniversitesi oryantasyon programı tek günden oluşmakta ve yeterli olmamaktadır. Uzun konferans ve ardından kampüs binalarını gezmekten oluşan bir program uygulanmakta.

Dil kursu: Okula ait bir dil kursu bulunmakla birlikte dönem içinde açılan kurslar da olmakta. 5 ACTS kredisi. ODTÜ’ de free elective olarak saydırılabilmektedir.

ODTÜ ile Kıyaslama: ODTÜ dersleri daha ağır olmaktadır. ODTÜ’de lisans bölümümde alınan derslerin iş yükü ve notlandırma derecesi tartışmasız Humboldt ve Freie üniversitesilerinden alınan master derslerinden çok daha zor. Erasmusta alınan dersler genel olarak daha kolay.

Ders işlenişi ODTÜ’ye göre daha zor ama daha öğretici. Dersler öğrenci merkezli işleniyor ve bu öğrencileri daha çok çalışmaya sevk ediyor. Ders yükü konusunda kıyaslama yapmak zor çünkü sistemleri bizimkinden çok farklı. Vize ya da Final sınavı yok sadece sunum ve paper var ve ağırlıkları ders ECTSlerine göre değişiyor.

Dersler ODTÜ’de aldıklarıma göre çok daha interaktif idi. Sunumlara, sınıf içi tartışmalara, ödevlere ve paperlara dayalıydı. Tüm dönem boyunca yalnızca yabancı dil dersi olarak aldığım Almanca’dan sınava girdim, aldığım diğer derslerden sınava girmedim.

Ders yükü de Almanya’da “participation certificate” gibi bir kavram olduğu için çok rahattı. Bazı derslere sınava girmek ya da dönem sonunda uzun bir araştırma ödevi teslim etmek sorumluluklarını almaksızın,(genellikle) yalnızca bir sunum yapmak ve de tüm derslerde yoklama vermek karşılığında 3 ECTS alınabilmekte. Bu da çok güzel bir fırsat çünkü doldurulması gereken ECTS sınırına erişmekte kolaylık sağlıyor ve de dönem sonunda ders bittiğinde sizin de tüm sorumluluğunuz bitmiş oluyor. O dersi yalnızca ilgilendiğiniz için gidip dinlemek istediğiniz için de alabiliyor, karşılığında da makul bir değer olan 3 kredi ile ödüllendiriliyorsunuz.

Dersleri almak çok kolay. Sistem size hiç zorluk çıkarmıyor çünkü sisteme bağlı değilsiniz. İstenilen departmandan istenilen ders, online kayıt olmadan, derse gidip dinlemek suretiyle alınabiliyor. ODTÜ’deki gibi “ders kapma” çabası asla yok. Hatta yalnızca diğer departmanlardan değil, aralarındaki bir anlaşma sayesinde Berlin’deki tüm üniversitelerden herkes istediği dersi alabiliyor. Tek yapılması gereken öğrenci işlerine bir form teslim etmek. Bu da tabii ki ODTÜ’de karşılaştığımız uzun ve sancılı “öğrenci işleri” süreçlerini daha fazla eleştirmemize sebep oluyor.

ECTS / Transkript: Verilmektedir.

Konaklama ve barınma olanakları: Yurtta kalmak isteyen bir öğrencinin yurttaki yerini Nisan-Mayıs gibi ayarlaması gerekmektedir. Aksi halde barınma Berlin’de bir erasmus öğrencisi için ciddi problem oluşturmakta. 225 Euro aylık ücreti olan yurtların 220 Euro rezervasyon ücreti olmakta ve bu tutar dönem bitiminde iade edilmektedir. Başvurudan vazgeçer veya gelmemeye karar verirseniz bu ücret geri ödenmemekte.

Giden öğrencilerden biri: Bize okul ayarlamıştı yurtları. Gitmeden birkaç ay öncesinde 220 Euro civarında bir rezervasyon parası yatırdık ve okul bizi bir yere yerleştirdi, çok merkezi değildi ama yurtlar güzeldi. 225 Euro verdim aylık ücret olarak ama odam çok fazla büyük bir odaydı. 3 kişilik bir dairede yaşadım herkesin ayrı özel odası vardı, mutfak ve banyo 3 kişi ortak kullanımındaydı. İlk başta verdiğimiz 220 euroluk rezervasyon ücretini gidince geri aldık.”

2. Yurtlar ucuz, aylık ortalama 180 Euro civarında. Ancak sayısı az. Yurda başvurmak için, henüz okula başvuru yapmadan 230 Euro depozito ödemeniz gerekli. Eğer başvurudan vazgeçer ya da herhangi bir sebepten dolayı gelmemeye karar verirseniz, depozito geri ödenmiyor. İkinci döneme uzatmanız halinde ise yine yurt çıkma imkanı oldukça az. Zira size öncelik tanınmıyor, önce yeni gelenlere yurt veriliyor. Özel yurtlar var; biraz daha pahalı. Aylık 230-250 Euro arasında. Aynı durum hosteller için de geçerli.

3. Almanya’da yurtlar okul tarafından sağlanmıyor. Studentenwerk adında farklı bir krum tarafından yürütülüyor. Yurtlarla ilgili tek olumsuz yan yorgan, yastık gibi ilk gittiğiniz gün ihtiyacınız olabilecek ancak hemen temin edemeyeceğiniz ihtiyaçlarınızı karşılamaması. Bunları kendiniz alıyorsunuz. Bir de internet yok. Onu da kendiniz bağlatmanız gerekiyor ve bunun için de bir Alman bankasında hesabınız olması şart.

Konaklama işleri okullar tarafından değil, şehirdeki tüm öğrencilerin yurt işleriyle ilgilenen ayrı bir kurum (Studentenwerk) tarafından hallediliyor. Okul sizi bu kuruma yönlendiriyor. Başvuru tarihinize göre tamamen tesadüfen bir yurda yerleştiriyorsunuz. Yurtta kalmanın tek avantajı ucuz ücretiydi. Fakat bana denk gelen yurt çok eskiydi ve temizlik yoktu. Memnun kalmadım.

4. Konaklama konusunda yardımcı oluyorlar. Ben yurtta kalan bir öğrenci olarak bu imkandan oldukça memnun kaldığımı söyleyebilirim. Çeşitli oda tipleri var, büyüklüğüne göre odanın ücreti de değişiyor. Ancak oda seçimi konusunda fikrinizi sormuyorlar, seçimi kendileri yapıyorlar. Bana en geniş ve balkonlu odayı verdiler, ücreti de 230 Euroydu. Odam çok güzel, geniş ve aydınlıktı. Ayrıca çok iyi ısınıyordu. Bu fiyata berlin’de bir oda bulmak pek kolay değil diye düşünüyorum. Tek sorun, kaldığım yurt şehrin doğusunda ve şehir merkezine biraz uzaktı. Ancak şehirde çok gelişmiş bir ulaşım ağı olduğu için ben hiçbir sorun yaşamadım, aksine sakinliğin ve sessizliğin keyfini çıkardım ayrıca her istediğim yere rahatça ulaştım. Yurda ilk başvuru sırasında bankaya 220 Euro yatırdım ve daha sonra bu parayı geri ödediler. Para ödeneceği dönemde sanırım muhasebede ufak bir sorun oluşmuş, bu yüzden diğer arkadaşlarımdan değil fakat sadece benden makbuzumu da istediler. Bu konuda hazırlıklı olmak ve makbuzu kesinlikle saklamak gerekiyor. Daha sonra odayı teslim alırken 345 Euro daha ödedim depozit olarak. Bu miktar benim odamın büyüklüğü ile orantılı olarak belirlenmiş, yani standart bir ücret değil. Odayı boşalttıktan birkaç hafta sonra banka hesabına geri ödemesi yapılacak. Ancak ben henüz almadım. Evde kalan arkadaşlarımın tamamı çeşitli problemler yaşadılar. Bu yüzden ben gelecek arkadaşlara kesinlikle yurdu öneririm. Türkiye’deki yurtlarla uzaktan yakından alakası yok. Odanız sizin özel alanınız, hiç kimse sizin giriş çıkış saatlerinizi kontrol etmiyor. Ayrıca istediğiniz arkadaşınızı odanızda ağırlamakta özgürsünüz.

5. Yurtlar konusunda biraz despotlar. Yurtta kalacaksanız kesinlikle son başvuru tarihini kaçırmamanız gerekiyor; fakat yurda son başvuru tarihini okula son başvuru tarihiyle aynı değil. Ona dikkat etmek lazım. Mesela okula son kayıt tarihi 15 Haziran olmasına rağmen yurtlar için son başvuru 15 Mayıs’tı ve hatırlatma mesajını 15 Mayıs’tan birkaç gün sonra atmışlardı. Üniversite bunun dışında hiçbir şekilde yardımcı olmuyor bütün yurt işlemlerini Studentenwerk diye bir organizsayona bırakıyor. Oradakiler de pek yardımcı değil. Yurt ücretleri 170-245 euro arasında değişiyor. Kaldığınız odanın büyüklüğüne göre değişiyor bu. 1 buçuk aylık kadar da depozito ödüyorsunuz. Ayrıca rezervasyon depozitosu adı altında 200 euro alınıyor. Bu para okula başladıktan 2-3 ay sonra geri ödeniyor. Yurda başvuru sürecinde bu parayı Almanya’ya transfer şeklinde yollamanız lazım ve bu süreç de 2-3 gün alıyor. Akademik sene için gidiyorsanız ODTÜ tek dönem yollayıp sonra uzattırdığı için ikinci dönem için kontrat yapamıyorsunuz ve ikinci dönem yurtta kalamyorsunuz.

Yurtlar genelde Doğu Berlin’de ve merkeze 40 dakika kadar sürüyor. Benim önerim bir sene için gidiyorsanız ilk bir ay yurtta kalıp bu süreçte kalacak başka bir yer aramanız. Ev arkadaşı bulmak için en çok kullanılan site: http://www.wg-gesucht.de/ ; fakat çoğu kişi kısa dönem kaldıkları için Erasmus öğrencisi istemiyor. Onun dışında private housing firmaları var. http://myapartment.de/ http://www.easy-living4u.de/ bunlara örnek. Bu evler de yine şehir dışında kalıyor ve yurda göre daha pahalı ama hiçbir seçenek kalmadığında bir tercih olabilir. Konaklama benim en çok sıkıntı yaşadığım şeydi.

Ulaşım Olanakları: THY ile gidiş dönüşlü bilet alarak ulaşım maliyetini düşürmek mümkündür. Humboldt kayıt döneminde öğrenciden bankadaki hesaplarına 237.13 EURO civarında bir para yatırmasını istemekte. Sonrasında ise Berlin içinde tüm toplu taşıma araçlarında dönem boyunca ücretsiz binmek için kullanılacak ada düzenlenmiş bir öğrenci kimliği verilmekte.

Ulaşım konusunda söylenebilecek tek bir olumsuz özellik yok. 24 saat boyunca toplu taşıma mevcut. HU kayır sırasında yaklaşık 200 avro dönem bileti ücreti alıyor ve karşılığında size dönem sonuna kadar tüm Berlin’de geçerli olan bir bilet veriyor.

Vize İşlemleri: Vize süreci çok kolay olmakta. Herhangi bir ücret ödenmemekte. Türkiye’den Erasmus öğrencisi olarak vize almak çok kolay bir şey. İstenilen belgeleri ayarlayıp, vize görüşmesini gittim ve 1 gün sonra vizem çıktı. 3 aylık vize veriyorlar, oraya gidince oturma izni almak durumundasınız. Onu da ordaki erasmus ofisi hallediyor isterseniz. Ben onlara verdim pasaportumu ve gerekli belgeleri 3 hafta içince oturma iznimi alıp geri verdiler bana.

Çok sancılı, masraflı ve stresliydi. Sonunda alacağımızın kesin olduğu vize için, onlarca belge dolduruldu ve de ÖĞRENCİ VİZESİ görüşmeleri ile her nasıl oluyorsa en sancılı ve uzun süren sorgulamaların yapıldığı AİLE BİRLEŞİMİ görüşmeleri aynı bölüm baktığı için on dakika içerisinde kaşesi basılan vizemi almak için teslim etmem gereken belgelerimi vermek tam dört saatime mal oldu.

Mutlaka günün en erken randevusunu kapmaya çalışın. Belgeleri tamamlamayı da son ana bırakmayın. Belgelerin tümü tamamlanmış ise vizeniz hemen çıkar

İkamet İzni ve Ücretleri: Gerekmemekte. Erasmus öğrencisi olduğunuzu söylediğinizde ücret talep edilmemekte. Ankara’dan gidenlere sadece 3 aylık vize verildiği için ikamet izni almak gerekiyor. Ücretsiz. Ben ilk dönem kendim sabah 4-5 gibi yabancılar polisine gidip o gün içerisinde almıştım. İkinci dönem okuldaki uluslararası ofis olan Orbis aracılığıyla aldım. Bu da yaklaşık 1-1.5 ay sürüyor. Civardaki ülkeleri gezmek istiyorsanız ve elinizde biletiniz varsa 2 haftaya inebiliyor bu süreç. Hemen ihtiyacınız olmadığı sürece Orbis aracılığıyla almanızı öneririm. Yabancılar polisi gelenlere biraz kötü davranıyor.

Kişisel Görüşler: Aylık ortalama 700 Euro barınma, yemek ve gezi masraflarını Berlin için karşılamaya yetmektedir. Berlin Almanya’nın en uygun fiyatlı kentlerinden biridir. Tarihi ve sanatsal yönü çok gelişmiş bir şehir. İçinde birçok saray ve müze bulunmakta. Öğrenci indirimiyle 5-8 Euro karşılığı gezilebilmekte. Orta Avrupa cumhuriyetleri (Polonya, Macaristan, Avusturya ve Çek Cumhuriyeti) başkentlerine de 20-30 Euro’ya otobüs ile birkaç saatlik bir yolculuk sonunda ulaşmak mümkün olmakta.

Kış dönemi gelecek olanlar soğuğa ve rüzgara hazırlıklı olsunlar. Outdoor giyinmeyi unutmayın. Yiyecek-içecek, market alışverişi yaparsanız, pahalı değil; ancak kalacak yer meselesi canınızı sıkabilir. Hostelleri kontrol etmeyi unutmayın.

Ben erasmusu , kültürel ve tarihi dokusu bulunan, sanatsal ve bu tür etkinliklerin de oldukça fazla yapıldığı Almanya’nın başkenti Berlin’de yaptım. Gençlerin oldukça fazla olduğu, kendilerini ifade etmekte bir sınırlamaya maruz kalmadıgı, her türlü kültürel etkinliklerin yapıldığı bu şehirde tecrübe edindim. Yakın tarihini de düşündüğümüzde böyle bir şehirde yaşamak beni tarihi dokusundan dolayı heyecanlandırıyordu. Aylık gelirim çok fazla değildi bursum ve bi miktar ailemden para alarak geçindim çünkü Berlin çok pahalı bir şehir değil. Herkese erasmusu özellikle Berlin’de erasmusu tavsiye ediyorum.

Berlin’de oda kiralamak için kullanılan ve adı WG Berlin olan sistem hem arkadaş edinmek ve sosyalleşmek hem de şehir merkezine nispeten uzak ve de hijyenik olmayan yurtlardan kaçınmak için çok iyi bir yol. Kabul edilme süreci biraz sancılı olabilir çünkü insanlar evlerine alacakları flatmate’i seçerken onun sosyalliğine, ilgilendiği konulara, okuduğu bölüme de bakıyor. Ama iyi bir arayış süreci elbet olumlu sonuçlanacaktır.

Şehrin festivallerini sakın kaçırmayın. Ücretsiz şovları, sokak gösterilerini ya da sanat festivallerini takip edin. Şehrin terk edilmiş binalarını mutlaka ziyaret edin. Eğer yaz döneminde oradaysanız mutlaka göllere yüzmeye gidin. Çok kısa bir sürede varıp, güzel bir kalabalık ve de tertemiz bir doğayla karşılaşacaksınız.

Berlin ünlü bir başkent olmasına rağmen gerçekten gidip gezdiğim Alman küçük şehirlerine kıyasla çok ucuzdu. Ucuza yemek yemek ve eğlenmek her zaman için mümkün. Alman arkadaşlar edinmek böyle yerlere ulaşmak konusunda size yardımcı olur.Giriş parası ilk başta biraz çok gözükebilir fakat mutlaka Berlin’in o ünlü tekno gece kulüplerine gidin. Özellikle bizim ülkemizden ama Avrupa’daki eğlence anlayışından da farklı olan, kaliteli müzik ve de umursamazlık üzerine kurulu eğlence anlayışlarıyla tanışın.

Şehrin sokaklarını mutlaka gezin, eski binaların içine mutlaka girin, arka avlularına geçmeye çalışın. Berlin’de mutlu olmanın en kolay yolu kendin olmak çünkü Berlin kendi olan ve de başkalarına benzemeye çalışmayan, rahat ve özgürlükçü gençlerin yaşam merkezi olduğu için bu kadar popüler ve de huzur dolu bir yer. Tadını çıkarın.

“Harcamalarınıza dikkat etmeniz koşuluyla kalacak yer parası dahil aylık 500 Euro yeterli olur diyebilirim. Berlin ucuz bir kent ve her şeyin bir alternatifi var. Aldi, lidl gibi marketler daha ucuz ama Kaisers daha pahalı örneğin. Eğer taksi yerine toplu taşım araçlarını tercih ederseniz ulaşıma hiç para harcamamış olursunuz (dönem başında ödediğiniz 227 Euroluk dönem harcı ve karşılığında aldığınız öğrenci belgesi hariç). Şehirdeki etkinlikler saymakla bitmez. Gelir gelmez internet sitelerinden, okuldaki broşürlerden, sokak afişlerinden ya da Ex-Berliner gibi dergilerden her türlü etkinliği takip etmek mümkün. Kreuzberg ve Prenzlauerberg benim vakit geçirmekten çok hoşlandığım yerlerdi. Kreuzberg’de bir Türk kitapçısı var. Teknoclublar en az bir kez ziyaret edilmeli. Potsdam ve Babelsberg çok güzel. Kentte harika parklar var, mutlaka Treptower Park ve Tiergarten görülmeli. Havanın güzel olduğu her fırsatta şehir turu atılabilir, fotoğraf çekilebilir, piknik yapılabilir. Görülmesi gereken pek çok müze var, Pergamon ve Naturkundemuseum’u özellikle tavsiye ederim. Yapılacak şeyler saymakla bitmez, biraz da kaşif olmak gerekli sanırım.”

C-test diye bir olay var. Bunu çok önemsemeyin. Şu skorun altında alanlar gelemiyor falan yazıyo internet sayfasında, yalan. Ayrıca dönem geç bitiyor gibi gözükse de dersler bundan 2 ay öncesinde bitebiliyor. Gezi planlarınızı buna göre ayarlayabilirsiniz.

Aylık 600-700 euro civarı harcıyordum. Hibenizin çoğu ilk hafta bitiyor zaten yurda verilen depozito ve diğer masraflardan dolayı. Ekstra bir miktar paranız da olsa iyi olur.

Berlin’e daha çok Erasmus olarak değil de bir dönem Berlin’de yaşamak olarak bakmanız lazım. Çok aktif bir Erasmus grubu yok, daha çok kendi çabalarınızla edindiğiniz arkadaş grubuyla takılıyorsunuz. Erasmus gibi yaşamak istiyorsanız daha küçük şehirlere gitmenizi öneririm. Onun dışında çok güzel kültürel aktiviteler var, hergün için bir şey bulabilirsiniz. Hatta bazı günler 2-3 etkinlik arasında kalabilirsiniz.

Daha Kapsamlı bilgiler için Erasmus Deneyimleri : Université de Nantes

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.